Kültür&Sanat

anasayfa Kültür&Sanat Geleneksel Türk Sanatları

Geleneksel Türk Sanatları

23 Temmuz 2018, Pazartesi 14:34 / Son Güncelleme : 23 Temmuz 2018, Pazartesi 14:34
Geleneksel Türk Sanatları
facebook paylaş twitter paylaş yorum yaz

Geleneksel Türk sanatlarının unutulmuş ilgi görmez hale geldiği söylense de bu sanat dalları özellikle Batı’da artık çok ilgi göstermektedir.Geleneksel Türk Sanatlarının en önemli özelliklerinden biride islami değerleri taşıyor olmasıdır.Unutulmaya yüz tutmuş bu değerlerimizi yakından inceleyelim;

AHŞAP İŞÇİLİĞİ
Tarihten günümüze kadar ulaşan kültür ürünleri arasında yer alan ağaç işçiliğinin geleneksel sanatlarımız arasında önemi çok büyük bir yer kaplamaktadır.Türkler sanat yapıtlarında ahşabı en ince deteylı şekliyle kullanmışlardır. Orta Asya Kurganlar-da özellikle Pazırık'ta yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkan bulgularda ağaç işi buluntuların yanı sıra at eğeri, koşum takımlarında kullanılan ağaç parçaları bulunmuştur. Zamanın tahribine karşı fazla dayanıklı bir madde gibi görünmeyen ahşabı değişik tekniklerle dayanıklı hale getirip yüzyıllarca zaman geçmesine rağmen hala işlevini yitirmemiş görünümünden kayıp vermemiş ahşap eserlere rastlamaktayız. 
ÇİNİCİLİK
Killi topraktan yapılan ve fırında pişirilen, çeşitli renk ve motiflerle süslenmiş , seramik parçasına çini denir. Çini yapma sanatı da Çinicilik olarak adlandırılır.Çini süsleme Anadolu Selcukluları ile çok yaygın ve çeşitli özelliklere ayrılmış çinicilik mimari yapıtlar üzerinde büyük bir gelişme göstererek varlığını günümüze kadar sürdürmüştür. Her dönemin çini süslemesi, daha önceki dönemin teknik üstünlüğünü sürdürmekle birlikte yeni teknik buluş ve renklerle bu sanatı zenginleştirmiştir.
HAT SANATI
Arapça ‘hatt’ mastarından türeyen yazı, çığır, yol anlamlarına gelen hat kelimesi, terim olarak “Arap yazısını estetik ölçülere bağlı kalıp güzel bir şekilde yazma sanatı (hüsn-i hat)” anlamında kullanılmıştır. Kaynaklarda genellikle cismani aletlerle meydana getirilen ruhani bir hendesedir” şeklinde tarif edilen hat sanatı, bu tarife uygun bir estetik anlayış çerçevesinde yüzyıllar boyunca gelişerek süregelmiştir.Batıda hüsn-i hat karşılığında calligraphy (kaligrafi) kelimesi kullanılmaktadır. Ansiklopediler kaligrafi sözcüğünü “Güzel yazma, genellikle estetik kurallara bağlı kalarak ölçülü yazma sanatı” şeklinde tanımlamıştır.
Önce Araplar tarafından kullanılan Arap yazısıyla anılan hat, hicretten birkaç asır sonra İslam ümmetinin ortak değeri haline gelmiş ve İslam hattı vasfını kazanmıştır. İslamiyet’ten önceki asırlara ait Arapça kitabeler üzerinde yapılan araştırmalar, Arap yazı sisteminin aslen Fenike yazısına bağlanan bitişik Nebat yazısının devamı olduğunu ortaya koymuştur.
KİLİMCİLİK 
Kilim, bilinen en eski dokuma türlerinden biridir. İlk olarak eski çağlardan beri bilinen Orta Asya, İran, Anadolu ve Kafkasya da hayvancılıkla geçinenen göçebelerin yapıp, kullandıkları bir eşyadır.Orta Asya' da yaşayan yerliler büyük bir nüfus patlaması sonunucunda kendilerine daha iyi bir yaşam yeri bulabilmek için Batı' ya doğru göç ederlerken bir çok şiddetli hava koşullarına maruz kalmışlardır. Bu nedenle çadırlarını kurmak için keçi yünü kullanmaya başlamışlardır. Keçi yünü koyun yününe nazaran çok daha uzun ve sık olduğundan düz dokuma çadırındaki delikleri kapamış ve su geçirmez hale getirmiştir. Daha sonraları, bu göçebe insanlar çadırlarının toprak zeminindeki rutubetten kendilerini korumak için düz dokuma tekniğinin aynısını kullanarak kilim adını verdikleri zemin kaplamalarını üretmişlerdir.

facebook paylaş twitter paylaş yorum yaz
İlgili Haberler
İLGİNİ ÇEKEBİLİR
1 2 3 4 5
YORUMLAR
ziyaretçi
yükleniyor